Boşanma veya ayrılık durumunda çocuğun velayeti, çocuğun üstün çıkarları gözetilerek verilir. Çocuğun velayetinin anneye verilmesi kararlarının temelinde, annenin çocuğun hayatında merkezi bir rol oynaması, bakım ve koruma konusunda doğal bir eğilim taşıması ve genellikle çocukla daha fazla zaman geçirmesi gibi faktörler yer alır. Özellikle bebeklerde ve yaşı küçük çocuklarda bu durum daha çok hissedilir. Bu yazıda çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilmez konusu işlenecek ve ardından sıkça sorulan sorulara cevap verilecektir.

İlginizi çekebilir: Boşanma davası nasıl açılır?

Çocuğun velayetinin anneye verilmeyeceği durumlar

Çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilmez sorusunun cevabı Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında değerlendirilmiştir. TMK 348 incelendiğinde hâkim belirli şartlar oluştuğunda çocuğun velayetini kaldırma kararı verebilecektir. Bunun için çocuğun korunmasına yönelik önlemlerden sonuç alınamamış ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı anlaşılmış olmalıdır. Bununla birlikte anne ve babanın deneyimsizliği, hastalığı ve benzeri sebeplerden kaynaklı velayet görevi gerektiği oranda yerine getirilemiyorsa hâkim, velayeti anne ve babanın ikisinden de alabilecektir. Ayrıca anne ve babanın çocuğa gerekli düzeyde ilgiyi göstermemesi veya velayet ile yüklenen sorumlulukları ağır bir şekilde yerine getirmemesi hallerinde de velayet her iki taraftan da kaldırılabilecektir. Velayetin her iki taraftan kaldırıldığı senaryoda çocuğa bir vasi atanacaktır. Dolayısıyla çocuk anneye bırakıldığında yukarıdaki durumların oluşabileceği şüpheliyse çocuğun velayeti anneye verilmez.

İlginizi çekebilir: Boşanmada çocuğun velayeti

Çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilmez sorusuna yanıt olarak aşağıdaki örnekler verilebilir:

1. Şiddet veya ihmal: Eğer annenin çocuğa karşı şiddet uyguladığı, ihmali olduğu veya çocuğun güvenliğini tehlikeye attığı kanıtlanırsa, hâkim çocuğun velayetini anneden alabilir.

2. Bağımlılık sorunları: Anne, madde bağımlılığı veya alkolizm gibi sorunlar yaşıyorsa ve bu durum çocuğun güvenliğini veya durumunu etkiliyorsa, hâkim çocuğun velayetini anneden alabilir.

3. İstikrarsız yaşam koşulları: Eğer annenin yaşam koşulları çocuğun düzenli bir yaşam sürmesini engelliyorsa örneğin sürekli yer değiştirmek, düzensiz çalışma saatleri veya uygun bir barınma imkânı olmaması gibi durumlar, hâkim çocuğun velayetini anneden alabilir.

4. İstikrarsız ilişkiler: Anne, çocuğun velayetini paylaştığı diğer ebeveynle sürekli çatışma yaşıyorsa ve bu durum çocuğun duygusal veya psikolojik sağlığını etkiliyorsa hâkim çocuğun velayetini anneden alabilir.

5. İlgisizlik veya ihmal: Anne, çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamamakta veya gerektiği kadar ilgilenmemekte ise ve bu durum çocuğun iyi halini veya gelişimini olumsuz etkiliyorsa hâkim çocuğun velayetini anneden alabilir.

Bir Yargıtay kararında birçok unsurun velayet durumunun tespitinde göz önüne alınacağı ifade edilmiştir. Karara göre;

“…çocuğun cinsiyeti, doğum tarihi, eğitim durumu, kimin yanında okumakta olduğu, talepte bulunanın çocuğun eğitim durumu ile ilgilenip ilgilenmediği, sağlığı, sağlık durumuna göre tedavi olanaklarının kimin tarafından sağlanabileceği gibi özel durumuna ilişkin hususlar göz önünde tutulmalıdır. Velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde ana babadan kaynaklanan özelliklerin de dikkate alınması kaçınılmazdır. Bu nedenle, mahkemece çocuğu başkasına bırakma, ihmal etme, kaçırma, iradi olarak terk etme, yönlendirme hususları ile tarafın velayet talebinin olup olmaması, şiddet uygulaması, sadakatsizliği, ekonomik durumu, mesleği, yaşadığı ortam, kötü davranışı, alkol bağımlılığı, sağlığı, dengesiz davranışları dikkate alınmalıdır.”

Yargıtay Kararı - HGK., E. 2010/649 K. 2010/683 T. 22.12.2010

Kararda sayılan ve benzeri negatif durumların annede mevcut olması durumunda çocuğun velayeti anneye bırakılmayacaktır.

İlginizi çekebilir: Anlaşmalı boşanma davası ve şartları

Velayeti annede olan çocuğun babasının hakları

Velayetin kullanılması, süresiz ya da kesintisiz bir süreç değildir. Hâkim, gerekli hallerde velayet üzerinde değişiklikler yapıp velayeti kaldırabilecektir. TMK 183. maddede bu duruma ışık tutulmuş; kişisel ilişkiler söz konusu olduğu için sınırlı sayıda sebep saymak mümkün olmamıştır. Burada hâkim için bir takdir yetkisi doğmuştur. Maddeye göre, “Ana ve babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi olguların zorunlu kılması halinde hâkim, re’sen veya ana babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.” Maddeden anlaşılacağı üzere, hayat akışında meydana gelen değişimler, hâkime kendiliğinden ya da talep hâlinde, çocuğun durumu hakkında değişiklikler yapma sorumluluğunu yükler. Örneğin velayetin bırakıldığı ana ya da babanın ölmesi halinde velayet kendiliğinden diğer ana/babaya geçmeyecektir. Bu hususta hâkimin değerlendirme yaparak karar vermesi gerekmektedir. Örneğin babanın ölmüş olması ve annenin kasten adam öldürme suçundan hapis cezası istemiyle yargılandığı bir durumda, annenin yargılandığı suçun niteliği dikkate alındığında yakın zamanda salıverilmesi ihtimali oldukça düşüktür. Bu nedenle çocuğun velayeti kaldırılıp bir vasi atanması kararı verilmiştir. (Yargıtay 2.HD., 23.01.2007, K. 2007/220, E. 2006/10576) Burada belirtmek gerekir ki 183. maddede verilen şartlar da velayetin kaldırılmasında tek başına yeterli değildir. Örneğin velayetin bulunduğu kişinin tekrar evlenmesi, tek başına velayeti kaldırmak için yeterli değildir. Bununla birlikte farklı durumların da meydana gelmiş olması gerekmektedir. Evlilikle birlikte çocuğa yönelik ilgi ve özenin ağır oranda azalması buna bir örnek olarak gösterilebilir.

İlginizi çekebilir: Şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma

Velayeti annede olan çocuğun babaya gitmek istememesi

Velayeti annede olan çocuğun babaya gitmek istememesi oldukça karmaşık bir durumdur. Bu tür durumlar genellikle boşanma veya ayrılık gibi zorlu süreçler sonucunda ortaya çıkar. Çocuğun babaya karşı olan isteksizliği farklı nedenlere dayanabilir, örneğin anneyle daha güçlü bir duygusal bağa sahip olması, babayla iletişim sorunları, güven eksikliği veya çocuğun yaşına bağlı olarak bağımsızlık isteği gibi faktörler etkili olabilir. Bu durumda, ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarına odaklanması ve onun duygusal refahını desteklemesi önemlidir.

Velayeti annede olan çocuğun babaya gitmek istememesi durumunda, ebeveynlerin sabırlı olması ve çocuğun duygusal ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde yanıt vermesi önemlidir. Babanın çocuğun güvenini kazanması için zaman ayırması, onun ilgi ve ihtiyaçlarını anlaması ve çocukla etkili iletişim kurması gerekmektedir. Ayrıca, ebeveynlerin birlikte çalışarak çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir görüşme planı oluşturması ve çocuğun her iki ebeveyniyle de güçlü bir bağ kurabilmesi için çocuğu desteklemesi de önemlidir. Profesyonel destek almak, aile terapisi veya danışmanlık gibi unsurlardan faydalanmak, bu süreçte daha yapıcı bir çözüm bulmaya yardımcı olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğu göstermeyen velayeti kaybedecek mi?
  Çocuk ile kişisel ilişki kurulurken çocuğun menfaatlerinin zedelenmesi olasılık dahilindedir. Bunu en aza indirmek adına TMK 324. maddede kişisel ilişki yükümlülüklerinden söz edilmiştir. Maddeye göre, “ana ve babadan herhangi biri, diğerinin çocukla ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.” Bu maddeden de anlaşılacağı üzere, çocuğun kişisel gelişimi açısından anne ve babanın takip etmesi gereken belirli koşullar mevcuttur. Aynı maddenin devamında ise aksi durum değerlendirilmiş ve sonuçlarına değinilmiştir. Kişisel ilişki kurulduğunda çocuğun menfaatleri zarara uğrar ya da anne ve baba, çocuğa yönelik yükümlülüklerini yerine getirmez ise kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir ve kendilerinden alınabilir. Sözgelimi, çocuğu göstermeyen velayeti kaybedecek koşulları sağlıyor olabilir. Çünkü diğer anne/babanın çocuk ile ilişkisini engellemektedir. Tabii ki bunun için hakimin değerlendirme yapıp somut olayın şartlarını göz önünde bulundurarak karar vermesi gerekmektedir. Bunların dışındaki diğer önemli sebepler de kişisel ilişkinin sonlandırılmasına sebep olabilecektir.  
Çocuğun velayeti anneden nasıl alınır?
Çocuğun velayetinin, velayet kendisine bırakılan anne veya babadan alınması için velayet davası açılması gerekmektedir.
Baba anneden velayeti alabilir mi?
Kanundaki şartların gerçekleşmesi ve çocuğun üstün yararı gözetildiğinde babanın çocuğa daha iyi bakacağına kanaat getirilmesi durumunda velayet babaya verilebilir.
Çocuğunu terk eden anneye velayet verilir mi?
Her durumun kendi içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Annenin çocuğunu gerçekten terk edip etmediği, bu durumun kanıtlanabilirliği, terk varsa bunun sebepleri ve diğer birçok unsur velayet davasında hâkim tarafından değerlendirileceketir.

Sonuç

Çocuğun annesiyle duygusal bir bağ kurması ve annesinin sevgi, şefkat ve desteğini hissetmesi, sağlıklı bir psikolojik gelişim için kritik öneme sahiptir. Annenin çocuğa yönelik empati, sevgi ve ilgi gösterme becerileri, çocuğun kendine güven duygusunu geliştirmesine yardımcı olabilir. Fakat anne tarafından çocuğun yararının gözetilmeyeceğine, gerekli ilgiyi göremeyeceğine, bakımı ve diğer giderleri açısından annenin yeterli olamayacağına dair şüpheler varsa hâkim çocuğun velayetinin anneye verilmemesine karar verebilir. Burada çocuğun yaşı, kardeşleri, çevresi, sağlanan ortam, ebeveynlerin yaptıkları iş ve durumları gibi birçok unsur göz önüne alınacak ve çocuğun üstün yararı gözetilerek karar verilecektir.

Konu hakkındaki sorularınız ve hukuki yardım için info@paldimoglu.av.tr üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Yaz