Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından ıslah edilen miktara faiz başlangıcı konusunda 16.04.2025 tarihli Resmi Gazete’de önemli bir karar yayımlanmıştır. Karara göre tam yargı davalarında ıslah edilen miktar bakımından faiz başlangıcı ıslah öncesi talep edilen miktar tarihiyle aynı olacaktır. Bu yazıda, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 2021/5 E. ve 2024/2 K. sayılı kararı ve gerekçeleri ele alınmaktadır.
Islah Faiz Başlangıcı Konusunda Mahkemeler Arasındaki Uyuşmazlık
Danıştay daireleri arasında tam yargı davalarında ıslah edilen miktara ne zamandan itibaren faiz başlatılacağı konusunda bir uyuşmazlık vardı. Bu durum Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu önüne gelmiş ve daireler arasındaki uyuşmazlık içtihadı birleştirme kararıyla giderilmiştir.
Danıştay 2., 8., 10. ve 12. Dairesinin 2019, 2020, 2021 tarihli kararlarında ıslaha konu bedele dilekçenin idareye tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ifade edilmekte, 2. dairenin ve 6. dairenin 2020 tarihli kararlarında mahkeme kayıtlarına girdiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ifade edilmekte, 8. ve 10. dairenin 2021 ve 2023 tarihli kararlarında idarenin temerrüde düştüğü tarih olan idareye başvurma tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Görüldüğü üzere yüksek mahkemeler arasında ıslah sonrası faizin ne zaman başlatılacağı konusunda uygulama birliği bulunmamaktadır. Öyle ki kimi kararlarda, ıslahla artırılan miktar bakımından ıslah dilekçesinin idareye tebliğinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ifade edilirken, kimi kararlarda talebin dosyaya sunulmasından itibaren, kimi kararlarda ise ilk talebe hangi tarihten itibaren işleniyorsa ıslah talebine de o tarihten itibaren faiz işletilmesi savunulmaktadır.
Konuyla ilgili olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020 tarihli kararında ıslah dilekçesinin yeni bir dava niteliğinde olmadığını, davacıların tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın ıslah ile artırılan gerçek zararları olduğu, bu gerçek zararın ıslah dilekçesinin verildiği tarihte değil, olay ya da idareye başvuru tarihinde ortaya çıktığı ve hükmedilen tazminatın tamamına idareye başvuru tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Gerçekten de zarar, hukuka aykırı idari işlem veya eylemin yapıldığı tarihte doğmakta ve gerçek zarar bilirkişi vasıtasıyla belirlenerek ıslah ile talep edilebilmektedir.
Üst Mahkemeler Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi
Hukuki istikrarının sağlanması ve standart bir uygulama benimsenmesi amacıyla ıslah sonrası faiz başlangıcı konusunda bir içtihadı birleştirme kararı verilmesi gerekmiştir. Danıştay Başsavcısı tarafından verilen görüşte ıslah suretiyle tarafların gerçekte istedikleri talep sonucuna ulaşabilmeleri ve hak kayıplarının böylece önlendiği, miktar artırımının davanın açıldığı tarihteki hukuki durumu değiştirmediği ifade edilmiştir. Ayrıca idarenin haksız fiili sebebiyle temerrüde düşürülmesinin gerekmediği, haksız fiil tarihinde zaten temerrüdün gerçekleşmiş olduğu, dava şartı olan idari başvurunun temerrüt işlevinin olmadığı bu sebeple miktar artırım dilekçesinin verilme tarihinin zararın doğduğu tarihi etkilemediği ifade edilmiştir. Bu sebeple hem idari eylemlerden hem de idari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında, miktar artırımına ilişkin usul işlemlerinin temerrütle ilişkisi olmadığından ilk talep miktarına hangi faiz işletilecekse, ıslah sonrası artırılan miktara da o faizin işletilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu tarafından Danıştay Başsavcısı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşü konusunda içtihatların birleştirilmesi düşüncesi hâkim olmuş ve idari işlem ve eylemlerden doğan zararın faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılan tam yargı davalarında, miktar artırımında bulunulması hâlinde dava dilekçesinde talep edilen miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi yönünde içtihadın birleştirilmesine karar verilmiştir. Danıştayın bu kararı bağlayıcı olup karara tüm mahkemeler tarafından uyulması zorunludur. Bu sayede idarenin eylem ve işlemleri sonucu zarara uğrayan kişiler, alacaklarını tahsil etme noktasında düşük miktarlarda ilk talepte bulunabilecek ve davada alınan bilirkişi raporuna göre ıslah yaptıklarında, tüm tutara ilk talep tarihinden itibaren faiz alabileceklerdir.
Konu hakkındaki sorularınız ve hukuki yardım için info@paldimoglu.av.tr üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
